Yazı Detayı
02 Kasım 2017 - Perşembe 16:16
 
İstanbul'da hava, serin ama güneşli...
Alper İzbul
alperizbul@yahoo.com
 
 

Sabah uyandın. İstanbul serin ama güneşli. Gitmek için bir işin, sokağa çıkmadan önce sıcacık çayınla kahvaltını yapacağın bir yuvan, kahvaltı ederken izleyecek bir televizyonun, karıştıracak bir akıllı telefonun var...

 

Televizyonu açtın baktın ki taa uzakta, senin için hayal bile olmayan bir yerde 8 kişi ölmüş. Dur dur, ölmemiş, şehit olmuş! Nedense çok da umrundaymış gibi hemen telefonuna bakıp sosyal medyadan olayın vahametini, detaylarını öğrenmeye çalıştın. Her yerde aynı haber; "6'sı asker 2'si korucu 8 şehit". Üzüldün. Hemen bir Türk bayrağı koydun sosyal medya profiline. Çayını bitirdin, televizyonunu kapattın, işe gittin. Belki işyerinde 5-6 dakika 8 şehit olayını konuştun. Sonra bitti. "Beşiktaş az kalsın Monaco'yu yeniyordu, ulan yenseydi 12 puan beee" diye en az yarım saat öğle yemeği muhabbeti yaptın. Beşiktaşlı değildin belki ama sonuçta Avrupa'da oynuyor, "Milli mesele". Akşamüstü arkadaşlarınla buluşmak üzere telefonlaştın. Bir kafede ya da bir meyhanede buluştun. 8 şehit çoktan unutulmuştu. Kahvelerinizi, içkilerinizi yudumladınız, pastanızı, yemeğinizi yediniz. Bolca güldünüz. Saat 23 sıralarında eve geldin. Yorgunsun tabii. Yatmadan önce televizyona bir göz attın. "8 ocağa ateş düştü" başlığı altında ağlayan, haykıran hepsi gariban insanları gördün. Yıkık dökük evlere Türk bayrakları asılmış. "Ulan ne biçim ülke yaaa" diye geçirdin içinden. Bir de "Allah kahretsin bunları, kahpe teröristler" dedin. Sonra sıcacık yatağına yattın.

 

Bu gece sen uyurken birileri adli tıp kapılarında bedenleri delik deşik olmuş gencecik evlatlarını bekliyor olacak. Kiminin sadece babası, kiminin abisi, kardeşi gece yarısı buz gibi soğuk havada, buz gibi soğuk bir kapının önünde dikilecek gözyaşlarını içine akıtarak. Kiminin annesi hastaneye kaldırılacak memleketinde. Kimisi imkansızlıktan gelemeyecek o soğuk kapının önüne, yıkık dökük evinde gözleri dalacak geçmişe. Bahçede kendisine doğru koşan küçücük yavrusunu görecek dalgın gözlerinde kurduğu düşte, ağlarken gülümseyecek farkında olmadan belli belirsiz. Bir anne bahçedeki ocakta yavrusunun bacağını yaktığı günü hatırlayacak oturduğu sedirde. O gün içinin nasıl acıdığını tekrar hissedecek. Hepsinin tek düşüncesi, "Yavrum vurulunca acı çekmemiştir inşallah" olacak. 2-3 yaşlarında bir çocuk annesinin yanında, anlamaya çalışacak akan gözyaşlarının nedenini. Kimse anlatmayacak, annesinin yeleğinden çekiştirecek, annesi onu bağrına basacak ama ağlamaya devam edecek. "Neyse, nasıl olsa ay başında babam gelecek o zaman kimse ağlamaz" diye geçirecek içinden minicik elleriyle annesinin yeleğini tutarken...

 

Yarın kalktığında fiyakalı cenaze törenleri göreceksin. Türk bayrakları, top arabaları. Ve feryat eden ana babalar, asker elbiseli çocuklar, bacılar, nişanlılar, tabuta asker selamı veren eşler, "vatan sağolsun" diyen abiler.

 

Senin hayal bile edemeyeceğin bir yerde, 8 kişi ölmüş. Yok yok, dur, şehit olmuşlar. İşte senin hayatında bu 8 şehidin yeri bu kadar. Haklısın ne yapabilirsin ki? Zaten devlet büyükleri en güzel, en havalı, en pahalı kılık kıyafetleriyle çıktı, en sert sözlerle terörü lanetledi, intikam yeminleri etti. Yine "Analar artık ağlamayacak, inlerine giriyoruz" diye söz verdiler. Sen de bayrak paylaştın. O zaman her şey tamam. Hem şehit olarak ölen de cennete gidiyor.

 

Ölüm ulan bu ölüm! Yanında balon patlasa ödün patlar, kim bilir kaç mermi geçti vızıltıyla yanlarından, kaç roket patladı yanı başlarında. Senin duysan ödünü patlatacak her patlama, duydukları, duyabildikleri için birkaç saniye, birkaç dakika umut oldu onlara. Önce hangisi vurulup düştü, hangisi ona yardım etmek isterken diğerlerinin duyduğu patlamayı, mermi vızıltısını duyamadı diye düşünemedin tabii. Sen de haklısın, canlandıramazsın ki o anları gözünde. Nereden bileceksin.

 

8 şehit varmış, hayal bile edemediğin bir yerde. Bayrak asmışlar yıkık dökük evlere, asker kıyafeti giymiş çocuklar, selam duruyor nişanlılar bacılar, tabutlara sarılıyor analar babalar. İstanbul'da hava serin ama güneşli...

 
Etiketler: İstanbul'da, hava,, serin, ama, güneşli...,
Haber Yazılımı